EDEBİYAT BÖLÜMÜ > Felsefe - Düşünce Yazıları
"Bilinmeyen Yolculuk" Gözyaşları okyanusa karışırken, şimşekler çakıyor evrende...
(1/1)
Sessizlik:
Gözyaşları okyanusa karışırken, şimşekler çakıyor evrende... Tüm sözcükler, tüm iç çekişler bir yürek sızısı yaratıyor... Geçmişle gelecek arasındaki dostluk günden güne bozulmaya yüz tutuyorken anlam veremiyoruz yaşamın sonundaki ölüm denen acımasıza.
Ölümmüş! Kucağımıza bir hediye paketi sunuluyor, sonra da kavga dövüş elimizden alınıyor. Yaşamdaki kavganın yorgunluğu yetmezmiş gibi, bir de ölümle savaşıyoruz.
Barışmış! Ölümle bile savaşmak zorunda bırakılıyoruz, barışı sattırıyorlar bize zorla... Hayatı yaşattırmıyorlar. Bir hırs, bir kavga, bir kalaba almış başını gidiyor...
Aşkmış! Hem aşkı sunuyor yaşam, hem de acı çektiriyor aynı anda... Bitişleri başlatıyor aşklar da... Sevgiyi arıyoruz, sevgiye emek verecek olan canlılar bir köşe bulup saklanmışken. Mutluluk arıyoruz, gözyaşları sürekli mutluluğa tecavüz ediyorken...
Kendimizi arıyoruz, kimimiz hafif sıyrıklarla bulabilmişken, kimimiz de tahribatlara uğradığından hiç sahip olamıyor kişilik denen şeye... Dostlukları istiyoruz ama çoğu kez iki adım geriden seyrediyoruz, sadece seyrediyoruz, hiçbir çaba göstermeden, uzanıp tutmaya çalışmıyoruz bile... Yaşatmaya çalışmıyoruz hiçbir güzel duyguyu... Kendimizi bile sınamıyoruz çoğu kez... Kendi pürüzlerimizi kendimizle yüzleşemeyerek hapsediyoruz bilinçaltımıza, kendimizi bile sevmekten yoksun bırakılıyoruz bazen...
Bohçacı misali seyrüsefer yapıyoruz yaşamda, kimimiz kısa yollara savrulurken, kimimiz uzun yol yapıp duruyor... Bohçasını toplayan kendini yola atıyor düşünmeksizin, sağına soluna bakmadan karşıdan karşıya geçip ezilerek yaşama el sallıyor... Düşünceden yoksun boş beyinlerle evrenin azacık kısmını görebiliyor kimileri... Sonsuz evrenin bin yüzü varken, bir yüzüne bakıyorlar tefekkürden uzak kalarak... Kimileri, mutlulukları, var olan her şeyin güzelliğini göremiyor, hep fazlasını istediklerini emrediyorlar küçücük beyinlerine... Ufacık mutluluklarla yetinemiyorlar savaş halindeki evrenin parçasıyken... Her şey bilinmezliğe yüz tutuyor, günler ayları, aylar yılları kovalarken... Sadece bilinmezlik gerçeğiyle yüz yüzeyiz... Koşmak yerine emekliyoruz yaşamda, ölümden bir nebze olsun uzak kalabilmek adına.
Navigasyon
[0] Mesajlar
Tam sürüme git