Bilgi Güçtür...
HoÅŸgeldiniz
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
kayıt olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Ana Sayfa
Yardım
Ara
Listen to Quran
Media
GiriÅŸ Yap
Kayıt Ol
Bilgi Diyari
»
SERBEST KÜRSÜ
»
Serbest Kürsü Genel
Kendinize De Bir Bakın! Banu AVAR, 14 Eylül 2010
Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
« önceki
sonraki »
Arkadaşına gönder
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
Gönderen
Konu: Kendinize De Bir Bakın! Banu AVAR, 14 Eylül 2010 (Okunma sayısı 178 defa)
Sessizlik
Administrator
Hero Member
İleti: 1000
Kendinize De Bir Bakın! Banu AVAR, 14 Eylül 2010
«
Yanıtla #1 :
Eylül 15, 2010, 03:31:59 ÖS »
Kendinize De Bir Bakın!
Bu ne vaveyla!
‘Bittik, mahvolduk, bu millet adam olmaz!’ diyenler…’HAYIR’larını lütfedip, cevap alamamış olmaktan yakınanlar…
Merak ediyorum, bu şikayetlerle ortada dolaşanlar, ömürleri boyunca hangi Anadolu illerini, ilçelerini, köylerini gezdiler, kıyı kentlerin şirin kasabaları dışında nereleri gördüler, hangi uzak beldenin fakir fukarasıyla gönülbirliği yaptılar, kaç grevde, işten atılmada, zulme uğramada işÃ§ilerin yanında oldular, hangi varoşlara gidip, halkın arasına karıştılar ve ne dediğini dinlediler? Diyarbakır’da, Sinop’da, Adıyaman’da, Manisa’da yoksul köylüyle, kucaklaştılar mı?
Rize’de çay, fındık yürüyüşlerine, Zonguldak’ta madenci cenazelerine katıldılar mı?
Ankara’da Tekel işÃ§ilerinin çadırında oturdular mı?
Bu soruların sorulma zamanıdır…
Ey şikayetçi kardeşim, 12 eylül akşamından beri bu millete sayıp sövmektesin… Bunu yapmayanlara sözüm yok.
Ama bu milleti yerden yere çalan, Aziz Nesin’in hangi koşullardan kimler tarafından dayatılarak söylendiği malum sözünü GM-Dipçe dillerine pelesenk yapan sevgili kardeşim, şimdi bu YENİ DÖNEMEÇTE, suçlamayla durumu geçiştiremezsin..
Soruyorum: ACABA SAĞIR OLAN SEN MİSİN?
Bu millet 1940’ların karanlığını yaşadı.
Atatürk ilkelerinden adım adım uzaklaşışı bütün vehametiyle tattı.
Onun kurduğu her şey yavaşÃ§a kurutuldu.
Eksen, ‘Bağımsızlık benim karakterimdir!’ den, ‘Avrupalı olmazsak adam olamayız!’a oturtuldu..
Atatürk’ün ölümüyle eğitim sistemimize yeniden Tanzimat rüzgarları hakim oldu. Yunan Latin kültürünü esas alan, bir eğitim uygulanmaya kondu. Sabah akşam Yunan Latin kültürünün EVRENSELLİĞİ kafamıza sokuldu!
O arada demokrasinin tek ayağı kopartıldı. 46’da ‘izin verilen’ işÃ§i sendikalarına sadece 6 ay katlanıldı. Demokrasi işÃ§isiz olacaktı…
Bu Halk çabuk unutur mu?
Kısacası:
Burnu yukarda halka böcek gibi bakan birilerinin bugün geldiğimiz noktada hiç mi suçu yok?
NATO’ya ‘Aldılar mı da girmedik’ diyen anlayışın, İMF’ye koşarak kucak açanların ‘Batıyı Kâbe yapanların’, hiç mi suçu yok?
Alman ve Amerikan istihbaratına iş yapanların, ülkeye ırkçılık pompalayanların hiç mi suçu yok..
PanTürkizm ve Panislamizm tohumları ekenlerin hiç mi suçu yok…
Doğuda krom tesislerini kapatanların, petrol aramalarını durduranların hiç mi suçu yok? Halk bunları unutur mu sanıyorsunuz?
Apo’yu ipten çekip kurtaranları, ‘kürt raporunu’ en önce yazmakla övünenleri, 1980’den itibaren hızla yok edilen sanayiyi unutmadı..
HERŞEYE rağmen defalarca kendisine hayal kırıklığı yaşatanlara oy verdi.. Süreç ilerledikçe kredi tükendi.. Bugün sahte dindarlıkla, ‘kendisi gibi olmakla’ sadaka dağıtmakla gözünü boyayanlara da oy veriyor. Süreç ilerliyor… Karar günü gelecek…Kredi tükeniyor.. Umarız geç olmaz…
Toplumların yaşamı insan ömründen uzun. 100 yıl bir toplum için bir an gibi…
3-5 ayda toplumun tüm hafızasının yenilenmesini bekleyenler, bu, mümkün değil.
Bugün Türkiye’deki muhalefet, geçmişle sıkı sıkıya bağ kurabilen bir hafızayla karşı karşıyadır.
En dayanıklı millet!
Bu hafıza sahipleri eğitimsiz olabilir. Ama geçmişte yapılan hataları yüreğinde hissetmektedir. O nedenle şaşkındır. AYRICA;
Bu millet yaklaşık 50 yıldır en üst düzey psikologlar ve toplum mühendislerince yürütülen bir savaşın muhatabıdır. Yürütülen savaşta tüm parti mensupları da yeralmışlardır. Yakın tarihi karıştıran bu gerçekle tüm çıplaklığıyla karşılaşır!
Bu millet, aç ve açıktadır ve buna rağmen bizim diğer TURUNCU darbe görmüş ülkelerde gördüğümüz robotlaşma, ve yozlaşmaya HENÜZ uğramamıştır.
Romanya’da, Macaristan’da Polonya’da savaş öncesi Irak’da, halk arasında dolaştığımızda, açıkça MANDA yönetimi isteyenlere sıkça rastlıyorduk.
Türkiye’de toplumun satın alınmış bir küçük kısmı dışında ya da aldatılmış küçük bir grup dışında bu sefilliğe rastlayamazsınız…
Üstelik, bu kadar kısa sürede bu kadar ağır bir yoksulluk ve işsizliğe mahkum edilen çok az sayıda millet vardır.
İşsizlik ve açlık ancak birebir yaşanınca anlaşılır. İşsiz ve aç toplumlarda inanılmaz oranlarda intihara rastlanır.
Türk milleti bütün bu ağır koşullara HERŞEYE RAĞMEN direnmektedir.
Küresel çete işsiz ve aç bıraktığı toplumlarda, psikolojik harbi kullanarak, UMUTSUZLUK üretir ve özellikle gençliğin direncini düşÃ¼rür.
Etnik ve dinsel yapay karşıtlıklar üretmek ikinci adımdır. Çete içerdeki işbirlikçileriyle bu operasyonu medyayla ve eğitim mensuplarıyla yönetir.
Faşist yasalar getirir ve doğruları söyleyenleri, halkı uyandıranları bitirir…
Son darbeyi, ülkeleri küçük parçalara bölerek indirir.
Aydınlar ‘batılı’, halk nereli!
Bu süreçte ‘Aydınların’ sessiz ve HALKINDAN UZAK kalması sağlanacaktır. HALKLA arasında uçurum olan AYDIN, artık onu anlamayacak, ona ‘öncülük’ görevini yapamayacaktır.
Halk tanzimattan beri batı rüzgarına kapılmış ve Atatürk’ün ölümüyle yine aynı rüzgarı yakalamış ‘AYDIN’dan uzaklaşacaktır. Kendine yaklaşan, ‘kendinden gördüğü’ maskeli işbirlikçilere inanacaktır. Bunu defalarca yapacak sonunda acı gerçekle yüzyüze kalacaktır. Bu 1920’lerde işgal altındaki Türkiye’de birebir yaşanmıştır..
Fildişi kuleşindeki AYDIN ona ne kadar kızarsa, o daha çok maskeli cellata yaklaşacaktır…
Buradan çıkış ancak, kendi gücünün farkına vardığı ve halkının yanında saf tutabilen aydınlar SENTEZ üretebildiği zaman mümkün olacaktır.
Bu dertleşmemi bana son 24 saatte yüzleri aşan şikayetlerini iletenlere ithaf ediyorum…
BU MİLLETİ TANIYIN, onu DUYUN ve ANLAYIN! Aynı türküleri dinleyip zevk alabiliyor musunuz. Önce bunu bir tartın… Kendinize de bir bakın…
Banu AVAR, 14 Eylül 2010
kaynak:
http://www.guncelmeydan.com/pano/banu-avar-f407.html
Moderatöre rapor et
Kayıtlı
Arkadaşına gönder
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
« önceki
sonraki »
Bilgi Diyari
»
SERBEST KÜRSÜ
»
Serbest Kürsü Genel
»
Kendinize De Bir Bakın! Banu AVAR, 14 Eylül 2010