+ Bilgi Diyari » DİNİ BİLGİLER » Tasavvuf ve Bilim
|- Niyetin Önemi

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Niyetin Önemi  (Okunma sayısı 231 defa)

Çevrimdışı Sessizlik

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1000
Niyetin Önemi
« Yanıtla #1 : Ekim 03, 2009, 02:29:56 ÖS »
Niyetin Önemi

Gayesi madde boyutunu geçip, özündeki manevi boyuta yönelmek olan insanın, önce bilincini madde ile bloke etmekten korunmayı istemesi, yaşamını bu yolda değerlendirmeyi seçmesi gerekir!... Eğer "ALLAH" ismiyle işaret edilen hakikatin bilincinde olarak yaşamak istiyorsak, o halde ALLAH'ın İSMİNE iman etmeyi aşıp, kendinden gayrı olmayan ALLAH'ın VARLIĞINA iman etmeye yönelmeli ve yaşamın her anında ALLAH ismiyle işaret edilen varlığın bilincinde olmayı yaşamaya, O'nu hatırlamaya, zikretmeye niyet etmeliyiz.

Zira, ALLAH ismiyle işaret edilenin bilgisini edinmek , ALLAH'ı BİLMEK demek değildir; yani bilgisini edinmiş olmak, ALLAH ismiyle işaret edilen hakikatin BİLİNCİNDE olmak demek değildir... Mühim olan bu bilgileri, kafamızın üzerinde adeta bir konuşma balonuna doldurur gibi depolayıp, nasılsa onun içi dolu diye balonun altında bildiğine devam etmek değil, bu bilgileri benimseyip, özümseyebilmek, düşÃ¼nce sistemimizde, varlığa bakışımızda ona uygun gerekli değişim ve gelişimi göstererek zihinsel reform yaşayabilmektir... Eğer bu sayfaları okuyup ta kapattığınızda, tekrar bildiğinizi okumaya devam ediyorsanız, bal kavanozunu yalamaktan başka birşey yapmadık demektir...

ALLAH’I AHAD olarak bilmek, sadece yukarda bir tanrı olduğu kabulünden vazgeçmek değil; aynı zamanda, senin kendini daha evvel tanıdığın biçimde kabul etmekten arınmaya başlaman demektir… Eğer ALLAH'a AHAD olarak iman edersen, kendinin, şartlandığın bu varlıktan ibaret olmadığını anlarsın… ALLAH’ın AHAD oluşuna iman etmemek ise, kendi özünde mevcut kuvveleri inkâr etmekten başka birşey değildir…

ALLAH'ı bilmek ve gaybına iman etmek, bu anlamda, normalde gördüğün, tecrübe ettiğin sınırlar içerisindeki boyutu aşıp, özüne ermek suretiyle insan varlığının bambaşka boyutlarına ve özelliklerine ulaşmayı kabul etmen demektir. Mantık sınırlarının ötesinde bilemediğini anlayabilmenin, onları öğrenmeye açık olmanın anahtarıdır iman etmen ve eğer inanırsan bilebilirsin, inanmadığını bilmekten ebediyen mahrum kalırsın...

Gaybının ALLAH ismiyle işaret edilen hakikat olduğuna iman etmen, vehminden doğan yanlış değerlendirmelerin ortadan kalkmasının ve bilinçlenmenin anahtarıdır. Bu sayede, kendini belirli kişisel özelliklerle sınırlı - sonlu bir birim zannetmek yerine, özündeki sınırsız özelliklere yönelimin gerçekleşmiş olur.

Yani özündeki manevi güçlere ermek istiyorsan, hiçbir gücün sana ait olmadığını ve fakat onların bilincine varman ve onları değerlendirmen gerektiğini kabul edip, şartlanma ve değer yargılarınla oluşmuş bireysel varlığını ortadan kaldırmalısın ki, sen arada olmadan Hakikat ortaya çıksın!

Senin "ALLAH indinde yokluğunu" kabul etmen, veya o güçlerin "ben" diye zannettiğin varlığa ait olmadığını anlaman, bir hokus-pokusla görüntünün bir anda ortadan kaybolması değil, şartlanmaların, değer yargıların ve beş duyunla tesbit ettiğin ve "benim" dediklerinin Hakikat indinde hiç bir geçerliliği olmadığını kabul etmen demektir... Onlardan arınmayı başarabildiğin nispette dünyan da, yaşam boyutun da, realiten de değişir! Ne nispette arınabilirsen, o nisbette sınırlı birimsel varlığın ortadan kalkar ve o nisbette, mecazi ifadesiyle, kendi varlığında ALLAH'a ait özellikleri ve ALLAH SİSTEMİ'nin işleyişini seyredebilirsin...

Bunları sana dışardan yaşatacak bir varlık yoktur. Bunları yaşamaya kendin niyet etmelisin ve erişebildiğin irade gücünü değerlendirerek bu amaca yönelmelisin! Birinci önemli şart niyetin! Çünkü ameller, niyetlerin hasılasıdır.

ALLAH ismiyle işaret edilen hakikati bilmen ve O hakikate yönelmen, "beşduyu kozasından" kurtuluşun yegâne çaresidir...

İnsanın şu anda algıladığı beş duyu sınırları dahilinde gözlenen bu yaşamın özünde sınırsız boyutlar sözkonusudur. Bu boyutlara ulaşmanın yolu insanın kendi özünden geçer ve bunlar senin gözle göremediğin düşÃ¼nce gücünle erişebileceğin, fiziksel dünyanın akıl ve mantık sınırlarının geçersiz olduğu manevi boyutlardır. Belki henüz farkında değilsin ama, örneğin, şu an seninle bu bilgileri bu sayfalar vesilesiyle paylaşmamız işte bu içsel, özdeki sistemin akışı ile oluşmuş bir realitedir. Yaşam sınırsız bir bilincin seyridir ve gerçekte tesadüf diye birşey yoktur. Tesadüf denilen her şey dahi, o sınırsız Tek bilincin dileği ve oluşturmasıyladır. Ve senin de orijinde o bilinçten ayrı bir bilincin hiç varolmadı! Gaybının bilincinde olarak yaşamayı seçenin yapması gereken şey, kendi özündeki --mânevi boyuttaki-- bu sistemin işleyişini anlamaya düşÃ¼ncelerini yoğunlaştırmak ve yaşamı bu amaç için değerlendirmeyi seçmektir.

Bunun için başlangıçta Özüne yönelmeye niyet edip, bu yaşamın her anını, aslını keşfetme yolculuğu olarak kabul etmelisin.