+ Bilgi Diyari » BİLİM ve TEKNOLOJİ » Fen ilimleri » Matematik
|- Matematiğin Kısa Bir Tarihi

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Matematiğin Kısa Bir Tarihi  (Okunma sayısı 705 defa)

Çevrimdışı BeyazGül

  • Administrator
  • Sr. Member
  • *****
  • İleti: 271
Matematiğin Kısa Bir Tarihi
« Yanıtla #1 : AÄŸustos 09, 2007, 01:53:20 ÖÖ »
Matematiğin Kısa Bir Tarihi
 
Matematik, bir yönüyle resim ve müzik gibi bir sanat,
bir yönüyle bir dil ve başka bir yönüyle de tabiatı anlamaya yönelik
yöntemler manzumesidir. Matematiğin yazılı belgelere dayalı 4500
yıllık bir tarihi vardır. Bu zaman dilimi içinde, matematiğin gelişimi
5 döneme ayrılır.
 
Birinci dönem;
Başlangıçtan M.Ö. 6. yüzyıla kadar, Mısır ve Mezopotamya'da
yapılan matematiği kapsar. Mısır'da bilinen matematik, tam ve kesirli
sayıların 4 işlemi, bazı geometrik şekillerin alan ve hacim hesaplarıdır.
Bugün okullarımızda öğretilen matematiğin ortaokul 2. sınıfa kadarki kısmı
olarak değerlendirebiliriz. Aynı dönemde Mezopotamya'da matematik biraz
daha ileridir; onların bildikleri matematiğin düzeyi de lise 2. sınıf
matematiği düzeyidir. Matematik, günlük hayatın ihtiyaçlarına (takvim
belirlemek, muhasebe ve mimari hesaplar gibi) yönelik, henüz sanat
düzeyine ulaşmamış, zanaat düzeyinde bir uğraşıdır. Formel ifadeler,
formüller ve akıl yürütmeye dayalı ispatlar yoktur. Bulgular ampirik ve
işlemler sayısaldır.
 
Ikinci dönem;
M. Ö. 6. yy'dan M. S. 6. yy'a kadar uzanan Yunan matematiği dönemidir.
Matematiğin nitelik değiştirdiği, zanaat düzeyinden sanat düzeyine geçtiği
dönemdir. Yunan matematiğinin başlangıcında Mısır ve Mezopotamya
varsa da Yunan döneminde, matematiğin günümüze kadar yönü belirlenmiş,
bir sıçrama yapılmıştır.
Matematiğe en önemli katkılar Platon'un akademisinde ve iskenderiye'deki
Museum'da yetişen bilim adamlanndan gelmiştir. Yunan matematiği
esasta 'sanat için sanat' anlayışıyla yapılan ve günümüz manasında
modern bir matematiktir.
 
Üçüncü dönem;
M.S. 6. yy'dan 17. yy'ın sonlanna kadar olan dönemdir.
Bu dönemde, matematiğin yaşadığı dünya islam dünyası ve Hindistan'dır.
Müslümanların matematiğe katkısı büyük bir tartışma konusudur. Kimilerine
göre, Müslümanların matematiğe, Yunan matematiğini yaşatmak ve
Batı'ya transfer etmekten öte, bir katkıları olmamıştır. Kimilerine göre ise,
Müslümanların matematiğe özgün kalkılari olmuştur.
 
(Bu katkılar Avrupalı matematikçiler tarafından tekrar bulunmuş yada gözardı edilmiştir.)
Müslümanların matematiğe katkısı yeterince araştırılmamıştır.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, matematiğin en önemli buluşu olan
türevin, Avrupalılardan 500 yıl önce Azerbaycanlı
Şerafettin Al-Tusi tarafından bulunmuş olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Tarihi olaylar- Haçlı seferleri, Moğol istilası ve dahili olaylar-, islam
dünyasının nakli bilimlere geçmesine ve sonuç olarak bilimin yerini
safsatanın almasına neden olmuştur. 16. yy' da matematikte tek söz
sahibi Avrupalılardır.
 
Dördüncü dönem;
1700-1900 yıllan arasını kapsar ve 'Klasik Matematik Dönemi' olarak bilinir.
Matematiğin 'Altın Çağları' olarak da anılır.
Büyük hipotez ve teorilerin ortaya çıktığı, matematiğin kullanım alanının
bütün bilim dallarını kapsayacak şekilde genişlediği bir dönemdir.
Matematik, bütün pozitif bilimlerin temelim oluşturacak bir konuma
gelmiştir. Bugün üniversitelerde okutulan matematiğin büyük bir kısmı bu
dönemin ürünüdür.
 
Beşinci dönem;
1900'lü yılların başından günümüze uzanan, 'Modern Matematik Dönemi'
olarak adlandırılan dönemdir. Modern matematik, klasik
matematiğin anayasal bir tabana oturtulmuş şeklidir.
1900'lü yılların başına gelindiğinde, matematik büyük bir kompleksiteye
ulaşmıştı. Böylesi karmaşık bir sistemde alışılageldiği şekilde matematik
yapmak, 'bir ispat niçin geçerlidir; ispatın da ispatı gerekli midir?'
gibi matematiğin temellerini sorgulayan sorunları ortaya çıkarmıştır.
Matematik deneysel bir bilim olmadığı için, nihai yargıyı deneye bırakmak
olanağı yoktur.
Bu sorunların, 'meşru' bir zeminde çözüme ulaştırılacağını anlayan
matematikçiler, matematiği tutarlı yasalara dayalı bir temele oturtma
çabasına giriştiler. Modern matematik bu uğraşının ürünüdür. Modern
matematiğin en önemli özellikleri, önceki dönemlere kıyasla, çok daha
soyut, göreceli ve kuramsal oluşudur.
Matematik çok hızlı gelişen, çok yüksek bir teknik düzeye erişmiş, elde
edilen bilgilerin üst üste yığıldığı, bir bilginin diğeri tarafından
kullanımdan kaldırılmadığı, bu nedenle de gittikçe zorlaşan ama bir o
kadar da çekici, ancak tutku ile yapılabilen bir bilimdir.
 
Prof. Dr. Ali Ülger